KİTAP NASIL YAZILIR? -2-



Eğer bir yazar olmaya karar verdiyseniz buyurun buradan devam edelim.

Karar ilk ve en önemli aşamaydı, fakat bu aşamayı geride bırakmadınız. Yazım aşamasında yaptığınız yazarlık seçimini sürekli kendinize hatırlatmanız gerekecek; zira zihinsel tıkanıklık, göz kuruluğu, yetersiz hissetme, boyun ve sırt ağrıları ya da umutsuzluk gibi hisler sizi çevrelediğinde almış olduğunuz o karara hep ihtiyaç duyacaksınız. Güzel bir seçim ve adanmışlık tüm kara bulutları üzerinizden temizlemeye yetecektir. Tabi illa bunlarla karşılaşacaksınız diye bir kural yok. Hani olur da öyle olursa diye söylüyorum. Üzerinize alınmayın. :)

Şimdi gelelim işin tür, tema ve tarz (üslup) başlıklarına:

Ne yazacaksınız? Bir kaç sayfalık metinden bahsediyorsanız, "Kitap Nasıl Yazılır?" makalesini okumanıza gerek yok. Başlığın içinde Kitap kelimesi olduğu için bu biraz hafif kalır. Bir öykü mü yazacaksınız yoksa özgün hikayesi olan bir roman mı? Öykü, bir olayın geniş kapsamda anlatıldığı en az 5-10 sayfalık düz yazı türüne denir. Roman ise daha geniş kapsamlı kurgusal yazındır. Benim aklıma öykü denince 50-100 sayfa , roman denince 300-600 sayfa geliyor. Eğer aklınızdaki hikaye karakterlerin hayat hikayelerini, ayrıntılı diyalogları, kurgusal olay örgüsü eşliğinde gelişen psikolojiyi anlatıyorsa roman yazmanızı öneririm. Eğer aklınızdaki hikaye başlangıcından sonuna kadar örülen kurgu sadece konu odaklı ilerliyor ise; yani kurgunun dışına çıkılmadan sadece ana temanın üzerine vurgu yapılıyor ise öykü yazmanızı öneririm. Ayrıca roman, öyküye göre biraz daha sabır ve zaman ister. Eğer kendinizi çetin ceviz olarak görüyorsanız, odağınızı roman yazmaya çevirebilirsiniz.

Peki temanız nedir? Bilimkurgu mu yoksa romantizm mi? Gerilim mi yoksa aksiyon mu? Bir kitapta birden fazla tema tabi ki işlenebilir, fakat birinin diğerlerine göre ağır basması gerekir. Mesela Uras ve İlk Yolculuk bir bilimkurgu romanıdır. İçinde romantizm, gerilim, aksiyon ve fantazya vardır, fakat bu temalardan hiç biri bilimkurgunun üstüne çıkamaz. Kendinizi hangi temada daha ilgili ve istekli görüyor iseniz oradan devam edin. Mesela neredeyse tüm korku filmlerini izleyen ve bu kategorideki her ürünü takip eden biri korku romanı yazarsa daha başarılı olacaktır. 

Ya tarzınız? Her yazar kadar tarz vardır demiş Aristoteles. Doğru demiş. Sevdiğiniz bir yazarın kitabını okuduktan sonra diğer kitaplarında da aynı beklentiye girersiniz ya? İşte yazım tarzı dediğimiz şey bir okuyucu için bu kadar önemlidir. Yazarken esinlendiğiniz yazarlar muhakkak olacaktır, fakat eğer kendi tarzınızı tam olarak yansıtamıyor iseniz aklınızdaki hikayeyi kelimelere dökerken çok zorluk çekersiniz. Bir başkası gibi davranmak, kendin gibi davranmaktan nasıl zorsa, başkasının tarzında yazmak da bir o kadar zordur. Kendiniz gibi yazarsanız parmaklarınız klavye üzerinde akar gider. Kendinize şunu sorun: Ben nasıl biriyim? Cevapların da şöyle olduğunu varsayalım: Şakacı, güleç, eğlenceli, matrak... Eğer böyleyse yazım tarzınız aşağı yukarı ortaya çıkıyor demektir. Ya cevap şöyle olsaydı: ciddi, realist, mantıklı... O zaman tarzının bir öncekine göre bir hayli farklı olacaktı. Okur, kitaplarınızdaki o aromayı hisseder ve zamanla bağlanır. Kitabınızın ilk yaprağından son yaprağına kadar tarzınızı hiç değiştirmemeniz sadece bu şekilde mümkün olduğunu düşünüyorum. Romanınıza ya da öykünüze kendinizden bir şeyler vermenizi tavsiye ederim.

Aşama 1: Yazar olmaya karar verin.
Aşama 2: Yazın türünüzü, temanızı ve tarzınızı belirleyin.

                                                                                       Hakan AYDIN
Okumaya devam et!

Diğer köşe yazıların için: TIKLA!



Görsel Kaynak: http://www.authorrobertfowler.com/

Google+ Followers

Sayfamı beğendiniz mi?

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

Popüler Yayınlar