KİTAP NASIL YAZILIR? -3-


Tekrar merhaba,

Yazar olmaya karar verdik. Türümüzü, temamızı ve tarzımızı (TTT) seçtik. Buraya kadar olan her şey tamamen zihinsel aşamalardan ibaretti. Artık batının zahire kavuşma zamanı geldi. Dersem yalan olur. Yapmamız gereken son bir zihinsel aktivite daha kaldı. Merak etmeyin; sonsuza kadar sürmeyecek. Özgün bir konu bulmadan ve kurgunun genel hatlarını planlamadan işe başlarsak sonradan tökezleyebiliriz. 

Çarpıcı bir konu bir yazının olmazsa olmazıdır. Peki çarpıcı derken neyi anlatmaya çalışıyor olabilirim? Aynı hikaye aynı şekilde ikinci defa kitap olmayacağından dolayı burada özgünlükten bahsediyorum. Esinlenmek yanlış mıdır? Hayır. Özgünlük ve esinlenme arasında gerçekten dengeli bir alışverişin olduğunu düşünüyorum. Mesela, yazacağınız hikaye zombilerle ilgiliyse, konu kötü ruhun hakim olduğu ıssız bir evi anlatıyorsa ya da kıyamet sonrası dünyayı betimleyecekseniz bence bu bir esinlenmedir. Bugüne kadar dünya üzerinde bu konulara değinen binlerce kitap ve film bulunsa da hiç önemli değil. Çünkü esinlenmeyi özgünlük ile birleştirdiğimizde ortaya muhteşem bir eser çıkacak. Zombileri anlatırken bugüne kadar hiç anlatılmamış bir tarzda hikaye ortaya çıkarırsanız, evi kontrol altına alan kötü ruhu bugüne kadar yorumlanmamış şekilde kaleme alırsanız ya da kıyamet sonrası gelişen hikayenizi farklı bir yol seçerek yaratırsanız özgün olursunuz. Bu döngüyü asla ihlal etmememiz gerektiğini düşünüyorum.

Kimi yazarlar konu örgüsünü yazmaya başlamadan önce baştan sona planlamak isterler. Ben ise kurguya yazarken karar vermekten hoşlanıyorum. Her iki yolun kendine özgü avantajları var mutlaka, ama ben bir sonraki bölümde neler olacağını bilmemeyi, bunu yazarken öğrenmeyi seviyorum. Böylece konu ilerledikçe heyecanlanıyorum. Kurgunun bana yaşattığı duyguları bir bir ölçüyorum ve aynı hislerin okurlarıma tam da aynı yerde geçtiğine tanık olunca mutlu oluyorum. Tabi bu konuyu hiç belirlemediğim anlamına gelmiyor. Yazıya başlamadan önce belirli hatları belirlersek, yolculuğa çıktığımızda rotamızı kaybetmeyiz. Bunlar şöyledir: Başlangıç - Kırılma Noktaları - Son

Her kitabın bir başlangıcı ve sonu vardır. Öncelikle bu iki öğeyi kesinlikle belirlememiz gerektiğini düşünüyorum. Bunlara ek olarak kitabın belirli yerlerinde kırılma noktaları olmalıdır. Bu noktalar kurguyu bir üst seviyeye çıkaran ya da kurgunun yön değiştirmesine neden olan vurgulardır. Eğer örnek vermem gerekirse; hikayedeki bir karakterin yaşam alanının tamamen değişmesi ya da mutlu devam eden sürecin birden kötüye yol alması kırılma noktasıdır. Hikayenin uzunluğuna göre bir çok kırılma noktası belirleyebilirsiniz. Bir roman yazacaksanız, başlangıç ile bitiş arasında en az üç kırılma noktasının olmasını tavsiye ederim. Belki yazdıkça başka kırılma noktaları eklemek de isteyebilirsiniz. Bu okurların hoşuna gidecektir. Kırılma noktaları okurlara sanki kitaba yeniden başlamışçasına bir his bırakır. Uzun kitaplarda kırılma noktaları çok önemlidir. Düşünsenize; yön değiştirmeyen 500 sayfalık bir kitabı soluksuz okuma ihtimaliniz yüzde kaç olur?

Özgün bir konu ve konunun genel hatlarıyla iskeletlerini belirledikten sonra kitabın giriş aşamasını yazmaya başlayabiliriz. İlk 30 sayfanın çok önemli olduğunu düşünüyorum, ama bunu çok da abartmamak gerek. Aksiyonun ve maceranın tavan yaptığı bir otuz sayfa yazarsak beklentiyi indirmemiz güçleşir. Bunun gibi her aşamada dikkat etmemiz gereken bir çok husus var. Bunları ilerleyen bölümlerde anlatacağım. 

Sevgiler.

Aşama 1: Yazar olmaya karar verin.
Aşama 2: Yazın türünüzü, temanızı ve tarzınızı belirleyin.
Aşama 3: Özgün bir konu seçin ve kurgunun genel hatlarını çizin.

                                                                                        Hakan AYDIN


Diğer köşe yazılarını okumak için: TIKLA!




Görsel Kaynak: http://nextcenturypublishing.com

Google+ Followers

Sayfamı beğendiniz mi?

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

Popüler Yayınlar